Hikayeler'de ARA:

BASLAMAYAN YALANLALA DOLU ASKTAN GERIYE KALAN ACILAR

 
 ADnet Reklamları Siz de reklam verin    
Seni tanıdığım güne lanetler yağdırmak istesem de bir türlü olmuyor. İçimde bir şeyler çok acıyor. Aslında sen beni kandırmaya çalışırken bende seni kandırmaya çalışıyordum. Ama sana zamanla aşık olduğumu sen gittiğinde her şey bittiğinde anladım. Tabi ki de çok geç oldu ama böylesi daha iyi oldu gibi. Çünkü sen bana yalan söylüyordun ben sana yalan söylüyordum. Şimdi ne yalanlarımız var ne de birbirimize söyleyecek sözümüz. Yalanlar üzerine kurulmuş bir aşk macerası da yalanlarımızın ortaya çab uk çıkması gibi oda bir anda bitti. Ama sen bana sevmeyi öğrettin, sevginin, aşkın yokluğunda geceleri nasıl ağlanır, nasıl ayakta kalınır onu öğrettin. Belki oynadığım masum bir oyundu fakat sonucunda ikimizde ağır hemde çok ağır yaralar aldık. Belki sen umursamıyorum diyorsun ama hala bana karşı bir şeyler hissettiğini seziyorum. Gerçekte tüm o nefret sözlerini söylerken gözlerimden akan yaşları görmediğin için kendimi çok şanslı hissettim bir anda. Çünkü msn de yazdıklarım yalan söylemiş ve bundan çok zevk duymuş hatta halada eğlendiğini yazan bir kızdı. Oysa normalde evde yalanlarla dolu bir çocuğa aşık olduğu için hem kendine kızıp hemde içi içine sığmadan o sözleri söylediği için kendinden utanan, sıkılan kız vardı. Sana gerçekten aşık olacağımı hiç düşünmemiştim. İçimdeki duyguları alayın verdiği coşku sansam da sana karşı bir şeyler hissettiğimi fark ettiğimde kendimi aşağılık, utanmaz, egoist, zevk ve sefa için insanların duygularıyla oynayan bir kız gibi gösterip hiç ısınmadığın bana soğutmayı da başardım. Oysa kız olmama rağmen sana bir şiir vermiştim ya işte oradaki her şeyi şimdi sana gerçek , yalansız bir şekilde hissettiğim duyguları açıklıyor. Ama artık bilmen çok zor. Benle konuşmuyorsun, adımı duyduğunda hemen konuyu kapatmak istiyorsun. Çünkü sana yaptıklarım seni artık sadece kendini düşünen, zevk için kalplerle oynayan ve onları acımasızca kıran biri haline getirdi. Seni zalimleştirdi. Belki kalbinde ben gibi yavaş yavaş hissettiğin duyguları köreltti. Ama zamanla alışır terk edilmeye ben gibi kalbin ve belki o an anlarısın bir zamanlar benim neler hissettiğimi ve niye böyle oyunlara kalkıştığımı. Ama çektiğim aşk acılarından öğrendiğim tek şey sevmek kötü değil ama acı verici hele sevdiğin kişi ben gibi yalanlarla dolu bir prenses ve sen gibi yalanlarla dolu bir prens ise bu çok daha acı verici, katlanılmaz duygular halinde yaşanmasına neden olan bir ızdırap olarak devam ediyor ediyor... Sana arkadaşım sormuştu ya bir gün karşılaşırsanız da göz göze gelirseniz ne yaparsın diye. Sende görmeden geçerim demiştin. Bence ikimizde öylece bakar kalırız. Bu yalan dolu aşk bana gerçekten çok acı veriyor ve senle konuşmadığım tüm geceler kendimi kimsesiz, çaresiz bir hastalığa düşmüş biri olarak görüyorum. Ama hala bana söylediğin yalanlar için içimde nefret var . Belki yalanların olmasaydı o zaman her şeyden vazgeçer seni deli gibi severdim. Ama bende sana yalan söyledim ya belkide sende ben gibi düşünüyorsun. Sana kızmıyorum hiçbir zaman şans eseri tanıştık şans eseri başlamayan yalan bir aşkı bitirdik ve sayende belki aşka karşı taşlaşmış kalbimi birazcık olsa yumuşatıp sonra daha da taş kalbe dönüştürmeyi başardın. Seninle ilk tanıştığımda sana imkansız bir aşkım var demiştim ve onu çok seviyorum demiştim öyle biri yoktu. O hayali imkansız aşkın yerini sen aldın bir zaman sonra ... neyse uzun lafın kısası bunu yazarken sana olan duygularımı ve söylediğim yalanlar için özür diliyorum. Belki sen bunu hayatın boyunca okuyamayacaksın ama olsun kimilerine ve benim durumum da olan birçok kişiye örnek olsun. Ama seni hala unutamadım. Kim bilir belki sen şimdi gününü gün ediyorsundur ben acı çekerken...

Bu Hikayeyi begendiyseniz arkadasiniza göndermek için asagidaki kutuya arkadasinizin "email" adresinizi yazin!






Bütün Hikayeler
Hikaye Kategorileri

Dost Siteler

Uyari

Hikayeler

Hikaye

hosting