Hikayeler'de ARA:

Ey-Ask

 
 ADnet Reklamları Siz de reklam verin    
Dinleyin ey ahali, bir aşk hikayesi anlatacağım sizlere.Öyleki kulaklardan silinmeyecek, kalplerden çıkmayacak bir aşk hikayesi. Gülenleri ağlatan, konuşanları susturan bir hikaye bu. Şimdi dinleyin beni kulak verin sesime..;

Günlerden Pazartesi mevsimlerden Yaz idi. Ortaköy'ün o kalabalık yolu üzerinde gördü onu. Kısada olsa bir tanışmadan sonra sohbet ede ede ilerledi herşey. Birde bakmışlarki bir sevgi filizleniyor aralarında. Ailesiniuzaklara yollayan kız kendini boşlukta sanıyord uki birden yine ısınıverdi kalbi. Saatler saatleri kovaladı. Gün geldi bir akşam üstü kızın işten eve gelme saatiydi ki karşılaştılar yine. Çocuk ısrar etti illaki bir yerlere gidelim diye, kız ise düşünceliydi. Saatte geçmişti.Herşeyi göze alarak birleşti elleri koyuldular yola.Ağaçların altında hafif bir müzik çalan, kuşların öttüğü, çiçeklerin 1001 renklere sahip olduğu bir yere gittiler. Bir sevgi yeli esiyordu orada.
Birde arkadaşı geldi yanlarına. O da istiyordu ikisi içinde en güzelini.Derken kadehler tokuştu, eller yeniden birleşti.Kenetlendiler birbirlerine.Kıza neler oluyordu bilemiyordu anlam veremiyordu bir türlü, akıl erdiremiyordu yaptıklarına. Bu kadar kısa zamanda bu kadar sevgi korkutuyordu kızı. Ama yinede mutluluk sarhoşuydu. Kapılmıştı bir kere yaprak misali savruluyordu bu rüzgarda.İstmiyordu bozulmasını hiç bir zaman. Gitme zamanı geldiğinde bir hüzün çökmüştü ikisine.
Arkadaşlarını geride bırakarak ilerlediler tanıştıkları yolda kol kola. Kendilerinden geçerek kenetlendi dudaklar. Tek vücut oldular bir anda.
Zaman çok ilerlemişti öyleki artık ayrılmak zorundaydılar. Nereden bilebilirdiki kızcağız bunun ona son sarılışları son öpüşleri olduğunu. Kızı son bir buse ile yolladı evine, kendisi ise arkadaşının yanına binbir zorlukla.

Aeadan günler geçti. Kız sürekli sevdiğinin gittiği dolaştığı yerlerde bekliyordu ama yoktu. Ne gelen nede giden vardı.

Bir gün ortak arkadaşlarının oğlunun sünnetinde karşılaştılar. Ama o artık başkasınındı.Parmağında yüzük, kolunda sözlüsü pistte dansediyorlardı. Birden vücudunun her hücresi irkildi ve yalnızlığın acısı çöktü içine. O eller bir zamanlar başka elleri tutuyor, o gözler başka gözlere bakıyor, o kalp ise başka bir kalp için atıyordu.
İçindeki ses ona sakin olmasını söylüyor fakat şeytanı ise başka şeyler hatırlatıyordu. Bir zamanlar herşeyini ona verebileceğini söyleyen kız şimdi kin ve öfke ile karışık bir sevgi taşıyordu kalbinde. Belki kız o gün onları öyle orada görmemiş olsaydı, şu anda hala o yolda onu bekliyor olacaktı.
Umutla, sevgiyle ve neşe ile dünyaya bakan kızın gözleri uzak bir boşluğa dogru bakıyor ve kilitleniyordu. O kalabalıkta yalnızdı. Tekdi ve acı çekiyordu.

Aradan geçti tam 2 ay ve hala o dokunuşlar kızın üzerinde, teninin kokusu dudaklarının ıslaklığı ve içindeki sevgi hiçbir eksikliğe uğramadan o kalbin derinliklerinde yaşıyordu.

İşte böyle, sevenler her zaman ayrılmaya mahkumdur.

Kendinize ibret alın sevenler, birbirinizi kırmayın sevin ve mutlu olun.Hayat öyle kısaki hiçbir zaman birbirimizi kırmaya, üzmeye değmez. Neden acı ve kin güdelim şu kısa hayatımız boyunca.

Şunu iyi bilinki; sevgi sevgiyi, aşk da aşkı doğurur.....



Bu Hikayeyi begendiyseniz arkadasiniza göndermek için asagidaki kutuya arkadasinizin "email" adresinizi yazin!






Bütün Hikayeler
Hikaye Kategorileri

Dost Siteler

Uyari

Hikayeler

Hikaye

hosting web stats