Hikayeler'de ARA:

Seni olume Teslim Edemem

 
 ADnet Reklamları Siz de reklam verin    
Karla kapli kaldirimda kayip düsmemek için agir agir yürürken birkaç gündür diline doladigi Manga&Göksel Dursun Zaman isimli sarkiyi mirildaniyordu.. "Her sabah dogan günes bir sabah dogmaz oldu, elleri ellerimden kayip giden yildiz oldu.." ve tekrar basa dönüp "Her sabah dogan günes bir sabah dogmaz oldu, elleri ellerimden kayip giden yildiz oldu.." ve tekrar basa, tekrar basa.. Metro'dan evine kadar olan o mesafede hep ayni bölümü tekrarladi.. Gözyaslari öyle güçlü bir sekilde dis dünyaya açil ma gayreti içerisinde olsalar da odasina kadar sabredebildi.. Odasinin isigini yakmadan koltuguna oturdu ve sessiz hiçkiriklarla agladi.. En son 1999 yaz mevsiminde bu kadar yogun ve güçlüydü yanagindan süzülen yaslar..Bir süre sonra odasinin sogukluguyla kendisine geldi, sigarasini yakti, bilgisayarini açti ve yazmaya basladi;

"Yillarca hep O'nu bekledim, mutlaka gelecekti çünkü O'da beni bekliyordu.. Biliyorduk bir gün bir sekilde karsilasacaktik ve ilk karsilastigimizda bulduk diyecektik.. Bu derece emindim ve yillarca " acaba O mu? " diyerek baska ellerde, baska gözlerde, baska dudaklarda onu aradim.. Üniversite yillarimdi ve bir sonbahar gününde O geldi.. Muhtesem güzelligiyle, zekasiyla ve adina da çok yakisan göz alici isiltisiyla "Günes" bir gün geldi.. Öyle derin, öyle sevecen, öyle harikulade bir sekilde geldi ki ve öyle isik saçiyordu ki gözleri, geçmisimdeki tüm karanliklari dahi aydinlatti.. Artik sabah dogan aksam batan günese ihtiyacim yok diye düsünmeye baslamistim.. Günes'im her seye yetecekti, beni isitacak aydinlatacakti.. Birbirimizi tanimak tanitmak için hiç ugrasmadik çünkü dedigim gibi biz birbirimizi bekliyorduk, taniyorduk.. Ve her sey o kadar güzeldi ki birlikteyken, biraz ayri kalsak o muhtesem dakikalari çok özlüyorduk.. Artik yetmiyordu birkaç saatlik görüsmeler, bunu anlamistik.. Birlikte uyuyup birlikte uyanmak nedir bunu da yasamistik ama bir-iki günle yetinmemiz artik olanaksizdi.. Birlikte yaslanmaliydik, buna inanmistik.. Günes ve ben.. "Birde oglumuz olsun adini Kurtulus koyalim" teklifimi öyle tebessümle karsilamis ve o kadar tatli boynuma sarilmisti ki o an su birkaç yil hemen bitsinde mezun olup sonsuzluga imza atalim istedim.."

* * *
"1999 bahari her seyi ile muhtesem bir sekilde Günes ile birlikte geçti gitti ve sicakligi ile bunaltan yaz mevsimi geldi.. O zamanlari daha çok Besiktas ve Ortaköy'deki sahildeki çay bahçelerinde degerlendirdik. Ve asla vazgeçemedigimiz hafta sonu ada turlarimiz, fayton..
Iyi hatirliyorum çok sicak bir Pazartesi aksamiydi, Besiktas sahilde küçücük taburelerin oldugu salas çay bahçesinde (Su siralar Barbaros Hayrettin Pasa iskelesi olarak adi geçen iskelenin yani) çaylarimizi yudumlarken bir anda Günes'e bir seyler olmustu. Rengi solmus, durgunlasmis, isiltisi yok olmustu..

-Neyin var Günes? Bir anda durgunlastin seni hiç böyle görmemistim?

-Içime bir sikinti saplandi, ilk defa bu denli bir sey oluyor bu yüzden tarif edemiyorum nedenini çözemiyorum..

-Kalkalim mi? Yürüyelim ister misin?

-Hayir, sen burayi çok seviyorsun.. Kalalim ve sadece beni sevdigini söyle..

-Sen normal degilsin Günes, öyle ise bende normal olmayacagim..

Ayaga kalktim ve her zaman tamami dolu olan çay bahçesindeki ve çevresindeki insanlara aldirmadan bagirabildigim kadar bagirdim "SENI SEVIYORUM..!" Sok olmustu. Ellerinden tutup ayaga kaldirdim ve simsiki sarildik. Gülenler de oldu alkislayanlar da.. Hiç aldirmadan sarildik ve sonra yüzüne baktigimda paril paril parliyordu Günesim, kendine gelmisti.. Sonra çay bahçesinden ayrildik, yolu uzundu, Besiktas'tan Avcilar'a gidecekti bu yüzden geç olmadan onu evine ugurladim.. Ben de evime gitmek için otobüste bir cam kenarina oturdum, camda onun o hali beliriyor içim ürperiyordu.. Ne olmustu acaba? düsüncesi içinde evime ulastim. Odamda masamin üzerine O'nun yerlestirdigi ve ikimizin yan yana oldugu resim vardi. Alip uzun uzun O'na baktim.. O'nun o muhtesem tatliligina daldim ve bir süre sonra telefonum çaldi;

-Ben evime geldim özledigim.
-Iyisin di mi?

-Nasil iyi olmam ki çay bahçesinde yaptigindan sonra. Eve gelene kadar düsündüm ve karar verdim. Sen delisin ve ben bir deliyi seviyorum..

-Deliyim evet aksini hiç iddia etmedim ki.

Sonra birkaç hos söz ve gülüsmeler esliginde telefon görüsmemizi bitirdik. Içim rahatlamisti ve neseli sekilde salona geçtim. Neseli halim televizyona konsantre olmus ev arkadasimin da gözünden kaçmamis olacak ki sordu;

-Hayirdir yüzünde güller açmis..
-Güller günesi severler bilirsin.
-Ha o mesele, bu arada benim yarin dogum günüm bilesin.
-Nasil yarin?
-Eee 17 Agustos iste..
-Tamam yapacaklarin belli. Pasta, kola, mum falan al, aksam sen mumlari üflerken resmini çekerim, sonra dogum günün kutlu olsun derim. Nasil ama?

Salonda bu neseli sohbet ile saat baya ilerlemisti. Odama gidip yatagima uzandigimda saat 00:30 civariydi.Karisik düsünceler içerisinde uykuya daldim. Derken gecenin sessizligini yirtan telefonumun sesi ile ansizin uyandim, arayan O idi;

-Bilirsin sana kiyamam, bu saatte asla aramam uyandirmam seni ama sesini duymak istedim.

-Günes, bak bana dogruyu söyle neyin var?

-Yemin ederim bilmiyorum, tek bildigim uyuyamadigim.Ve bir de sesini duymak zorundaydim.
-Nasil zorundaydim? Nedir bu? Ne olur söyle? Neyin var Günes?
-Bilmiyorum, bilmiyorum, bilmiyorum…
-Bak aklindan tüm kötü düsünceleri at ve uykuya dal, yarin bu konuyu mutlaka konusacagiz..

-Tamam hayatim, seni seviyorum, iyi uykular.
-Bende seni seviyorum Günesim.. iyi uykular.

Aklim iyice karismisti, yarin ne oldugunu mutlaka ögrenmeliydim. 15-20 dakika tavana bakarak düsüncelere daldim.. Derken ondan bir mesaj geldi.. "Beni hiç birakmayacaksin di mi? Hiç bir sey bizi ayirmayacak di mi?" "O nasil söz Günes'im, sen bir sabah dogmasan zifiri karanlikta ben yasayabilir miyim saniyorsun? Seninleyim ve bizi ancak ölüm ayirabilir, baska bir neden asla olamaz.."

Mesaji gönderdigimde O'nun artik rahatça uyuyabilecegini düsünürken o da neydi??? Çok derinden çok garip bir gürültü. Nedir bu?? Yataktan kalkamiyorum.. Nedir bu Allahim!! Neler oluyor? Günes.. Günes..



Bu Hikayeyi begendiyseniz arkadasiniza göndermek için asagidaki kutuya arkadasinizin "email" adresinizi yazin!






Bütün Hikayeler
Hikaye Kategorileri

Dost Siteler

Uyari

Hikayeler

Hikaye

hosting web stats