En Acikli Hikaye

Bu hikaye 31 Ekim 2007 tarihinde Yaşanmış Hikayeler kategorisine gönderilmiştir.
1 Yorum

ve ismet , ve kemal ve osman..uc can arkadas.uc has arkadas.uc yaren..kentin uzak bir yerinde soluk almaya calisan, dar sokakli , yonu ya da kara taslardan yapilmis evlerden olusan mahallenin , yasli kadinlarini ana , yasli erkeklerini baba bilen , kizlarini baci bilen , ar bilen , namus bilen uc genci.

ayni sokaktan uc yagiz delikanli.

yoksul ama gonlu bol.

caresiz ama umut dolu.belki kimsesiz , belki arkasiz , tarafsiz , etrafsiz ama onurlu , itibarli..

bir gun topladilar tasi taragi , vurdular memleket hasretini sirtlarina ,dustuler gurbet ele. dustuler gurbetin tozlu yollarina ..bir anafor gibi , bir dipsiz kuyu gibi , bir sonsuz karanlik gibi yutan agzina..

kalabalikta kaybolmak..kavganin dusmek tam ortasina..her defasinda da yenik cikmak bu dovusten.

ezilmek , somurulmek , yutulmak..kara bir ekmegin adina.. yumruk gibi bir kuru soganin adina.

ama adam gibi..

ama alin terine kan damlatarak.

helal yoldan. harama bel baglamadan.harama el acmadan.haramin goz kamastiran yuzune , buyuleyen cagrisina , bulbul gibi sakiyan sesine olabildigince aldanmadan.

gururla , onurla. alni acik , basi dik..

isin ucunda ac kalmak da olsa. susuzluktan cayir cayir tutusmak , yanmak , kavrulmak da olsa.yirmidort katli bu devasa buyuklukteki ishaninin altinda bir bocek gibi ezilmek de olsa.inim inim inleseler bile , surum surum surunseler bile..

bir lokma kuru ekmek , bir dilim beyaz peynir , birkac kara zeytin.. tut ki karun sofrasi.tut ki cennet bahcelerinden derlenen anason kokusu yaninda.

kismet bu ya ! bir gun iki basli olabilmek icin.el’e gune karsi ar olmasin diye. dost dusman gulmesin diye.soy sop devam etsin diye..

ismet..bu yirmidort katli luks ishaninin zemin katinda , baskalari adina hizmet vermeye calisan cay ocaginin , calisan , didinen , yorulan fedakar ayakcisi.

bana misin demez altinci kata kadar.. yoruldum demez.. biktim , usandim , yildim..serde genclik var. var ya ! dizlerindeki derman izin vermez gayri daha otesine.

allah razi olsun su asansoru icat edenden..

ismet , muthis unutkan biri.. geceleri kaldiklari cati katindaki odalarindan kapiyi kilitleyip en son o cikar. odanin tek anahtarini , her sabah giyip , cay ocaginda cikarttigi , aksam is bitiminde yeniden giydigi yeleginin cebine koyar. anahtar ayni zamanda bir iple yelegin dugmelerinden birine de baglididr.bazen tek corapli oldugunu bile fark edemez garibim.terlikle cay ocagina indigi bile gorulmustur..kime ne goturecegini sik sik unutur..oyle ki uc yerine bes , bes yerine sekiz cay servis yaptigindan bazi aksamlar acik verir..

patron hata kabul eder mi ? bir oldu , iki oldu. hadi neyse. ama bu her zaman da affa ugrar mi ? kes haftaligindan ismetin..yasca en buyukleri bu uc kadim dostun.o bir agabey. o , ismet agabey..

kemal , bu yirmidort katli luks ishaninin girisinde karsilar geleni gideni.is haninin hatirli sakinlerine asansor kapisi acar. cantalarini tasir. kimler gelir , kimler gider bilmek , sormak , yardimci olmak onun gorevleri arasinda.sorumlulugu buyuk.

urkek bir adem oglu kemal.tam bir telase memuru.bakmayin onun her gun asansorle olan ilgisine. oda kapisi acar gibi asansor kapisi acip milleti buyur ettigine.eger yirmidort kat kolay cikilabilecek bir sey olsa , merdiven daha emniyetli onun icin.

ayip degil ya korkuyor. muthis korkuyor asansore binmekten. kadere bakin ki ekmegini en buyuk korkusundan kazanmak zorunda.sikiysa yapamam desin. bu ise baliklama atlayacak binlerce insan var bu koca kentte.ustelik bayanlar bile. ustelik diplomalilar bile.

asansore bindiginde gozlerini actigini cok az insan gordu kemalin.belki bir elin parmaklari kadar insan.adeta bir fobi. adeta caresiz bir hastalik ya da durup dinlenmeden hareket eden bir tik.

boyle adam olur mu ?

olur.yuruyen merdivenlerden odu patlayan insanlarin varligini dusunurseniz kemal’in bu korkusunun o kadar da komik olmadigina karar verebilirsiniz.

osman’in oyle asansor korkusu falan yok. askerligini orduevinde yapti.aliskin boyle aletlere.sessiz sakin biri osman.becerikli de.elinden her is gelir.belik de bu yuzden ishani yoneticisinin yaninda. getir gotur islerinde ustune yok.cin gibi , civi gibi , sirim gibi bir delikanli.

gecenin bir yarisi. ismet , kemal ve osman , diger gunlerde oldugu gibi yine cay ocaginda bulustular.ishaninin kapisini iceriden kilitlediler.

asansore bindiklerinde , kemali yine o korkular basti ve yine bir koseye oturarak gozlerini kapadi.

bir kat yukseldiler..bir kat daha , arkasindan bir kat daha..

haydaaa !

durdu asansor.. resmen durdu.

kemal birden gozlerini faltasi gibi acti ve korkuyla sordu arkadaslarina ; “ ne oldu ? “ dedi. “ niye durdu bu ? bozuldu mu yoksa ? “ osman buyuk bir serinkanlilikla cevap verdi kemal’e ; “ sakin ol. ne hemen telasa kapiliyorsun ? bozulursa bozulsun. hem zaten ucuncu kata geldik bile. kapiyi acabilirsek cikariz “ dedi.ismet , korktugunu belli etmek istemediyse de onda da safak atmisti.hemen cakmagini cikardi ve alevin isiginda bir tornavida ile asansor kapisini acmaya calisan osmana yardim etti. kisa bir ugrastan sonra acilan kapidan once korkudan zangir zangir titreyen, bildigi butun dualari tekrar tekrar okuyan ve ara sirada da kelime-i sehadet getiren kemal cikti.

dili damagi takir takir kurumustu kemal’in.

- ben merdivenden cikacagim arkadaslar geliyorsaniz gelin.

- zaten baska sansimiz var mi ki ?

ismet , kemal ve osman merdivenlere dogru yoneldiler.cok yorgundular.adim atacak halleri

yoktu.yasca en buyukleri olan ismet , merdivenin ilk basamaginda ; “ arkadaslar “ dedi. “ bu yirmidort kat kolay cikilmaz. cabuk yorulup kesilmememiz icin yavas hareket etmeliyiz. . “ osman arkadaslarina bakti ; “ benim bir fikrim var . herkes anasini , babasini nasil kandirdigini anlatsin. boylelikle zamanin nasil gectiginin farkinda bile olmayiz. “ dedi. kemal bu fikri sevmisti. “ tamam “ dedi. “ once ben anlatayim. daha sonra sirasiyla sizler anlatirsiniz. “

- biliyorsunuz arkadaslar benim anamin da gonlu yoktu buraya gelmeye. ama ana dedim ana. ak

percemli anam. garip anam.yigit anam, cilekes anam. gun olur tukenir collerde kum.goklerde yildiz, denizlerde balik , dag baslarinda firtina..bilmezsin her safakta bir sey patlar yuregimin tam ortasinda.sanki butun nehirler akar da bir turlu bitmez susuzlugum.sonmez her yanimda baslayan yanginlar..butun daglar , tepeler oturur omuzlarima..butun dunya cikar sirtima.. bir garip ates , yakar kavurur beni.. bana kal deme dedim be ana kal deme..

anam sustu. anamin bakislari daldi gitti uzaklara.. gozleri doldu. sanki o an butun yanardaglar patladi yureciginde ve bana dedi ki ;

“ ogul ogul..gozumun nuru , cigerparem ogul..yemeyip yedirdigim, giymeyip giydirdigim kemalim..tukenir mi dunyanin derdi tasasi ? biter mi hic cilesi yuregin ? hele gece yarisi , hele el ayak cekildiginde , hele karanlik bastiginda ogul..soner mi ana yureginde yangin ? soner mi sel olsa gozumun yasi ? bilmezsin kan damlar yuregime..cigerimde yareler acar ogul.laf dinler mi gonlum ?ne zaman dusunsem gurbetin tozlu yollarini , gozum gormez olur.kulagim isitmez olur.tutmaz olur elim ayagim. kirilir kolum kanadim.

ogul , ogul. kemalim yavrum. bilirim ki hayra alamet degildir bu is.. duyarim ki ugursuz kuslar oter gece yarilari..alici kuslar gezer havalarda..kaygilanirim.. tasalanirim

gitme ogul..gitme kemalim. etme eyleme.

ceylani etme beni daglarin..

meczubu etme beni yollarin.. gitme ogul gitme “ dedi anam arkadaslar. “

kemal biraz soluklandi burada. uc arkadas merdiven korkuluklarinda tutanarak agir agir cikiyorlardi.ara sira duruyorlar , biraz soluk aldiktan sonra yine devam ediyorlardi. ismet ; “ iyi

gidiyoruz arkadaslar “ dedi. bakin epeyce bir kat cikmisiz. aman kendinizi yormamaya dikkate edin. sonra yigilir kaliriz bir yerde.ustelik kalorifer de yanmiyor.hava da buz gibi soguk. “

osman dondu arkadasina ; “ eee ! kemal daha sonra ? “ dedi. kemal yeniden anlatmaya basladi ;

“ baktim anam razi olmayacakti kolay kolay. ama ben de taktim bir kere kafaya. ucunda olum bile olsa hic dert degil.ana dedim ana. aha ! suramda bir sey durur tas gibi.kaya gibi. ne zaman yagmur yagsa duyarim deryanin kokusunu.. duyarim dalgalarin sesini.. bu sehir kelepce olur yuregime.. pasli zincir olur..olur da hep kirarim duslerimde.. hayra yorarim anacigim hayra yorarim.

alin yazim benim bu..ekmegim benim bu..kaderim benim bu..

bana kal deme ana dedim. bana kal deme..anam ,yanagina suzulen gozyaslarini sildi o opulesi nasir tutmus ellerinin tersiyle.. ama basi dik, ama bagrina memleketin butun taslarini basmis bir halde haykirdi.. bendini yikmis bir sel gibi haykirdi anam .

“ aha ogul ! aha yol ! ! aha gubetlerin gubeti ! aha ayriliklarin ayriligi ! aha su sakladigim para ! aha su kara ekmek !.. bilirim ki bu sevda kapkaradir..bilirim ki yanarsin ciralar gibi.. bilirim ki zaptedilmezsin azgin sular gibi.. deli kuheylanlar gibi..yatagini yikmis irmaklar gibi ogul , irmaklar gibi..aha ne diyem sana gayri ..kapil bahtinin ruzgarina..

var git dus yola..

ogul , ogul..kemalim.. cigerimin paresi , umudum ogul..ardina bakma git..ardini dusunme git…birak olsun dogarken ala tay.. birak dussun kara bagrimdan ateslere huma kusu..gulerek yolcu etmeyi bilirim elbet… turkuler cigiririm ardindan ogul..agitlar yakarim tutun kagitlarina ogul..kilimler dokurum da adini yazarim nakis nakis..seni sorarim daga , tasa , kurda , kusa..

madem ki gun dogmaz gozyasim olmadan..madem ki kara taslar ister ana bagri durmadan..aha su soluk resmine bakar aglarim ogul..aha su dermansiz dizlere vurunur yanarim ogul..

bebem derim. yigidim derim. aslanim derim.. var git be gurbanim , git gayri.. “ dedi anam.

iste o an oyle bir tuhaf oldum ki arkadaslar , hani tutmasalar bebeler gibi aglayacagim..

ana dedim. ak sutunu helal et gayri.helal et dedim beni dogururken sana tattirdigim acilarin acisini..demem o ki ana dedim, beni dusunmeyesin.garipler garibi anam sat gitsin gayri su kocamis sari kizi. yorulmayasin isterim.sayrilanmayasin isterim..

turkulerini duyarim diyar-i gurbetlerden..turkulerini duyarim yanik sesinden..duyarim da kara bulutlar coker icime..gun olur devran doner. bahar gelir , yaz gelir.. kokun gelir bir memleket ruzgarinda. dayanamam. doner gelirim kucagina dedim. “

- sonra ?

- sonrasini biliyorsunuz..ucumuz dustuk sonu belirsiz bir yola..

osman , arkadasi kemalin duygulandigini farketti. cunku gozleri bugulanmisti.” biraz oturup dinlenelim . “ dedi. “ zaten yaklastik sayilir. onbes kat geldik. “

bir sure oturup dinlendiler..kemal usulca osmanin omuzuna dokundu; “ sira sende “ dedi.” nasil kandirdin o zavalli kadini ? “ osman agir agir kalkarken gulumsedi.; “ terimiz sogumasin. hem cikalim , hem de konusalim.kolay mi oldu saniyorsun ? “ dedi. sonra da basladi anlatmaya ;

“ dil doktum. yalvardim.el aman diledim anamdan. kulun kurbanin olayim anam dedim.ayaginin tozu , ellerinin nasiri olayim. birak dedim ele gune karsi..dosta dusmana karsi..demesinler isi gucu yok..demesinler parasi pulu yok.. demesinler yiyecek asi , giyecek urbasi yok..

de kopegim ol suracikta olayim.

de tas kesil suracikta kesileyim..

de yan suracikta alev alev yanayim.

de agla , de sizla , de yalvar , de yakar , de inle , de sizla , de bagir , de cagir..

tarayim ak dusmus saclarini..yikayim ayaklarini..

ana be ! etme eyleme..ko gideyim.ko gideyim.ko gideyim kimseler duymadan.. ko gideyim kimseler gormeden..rezil rusvay olmadan..

kesme onumu caglayan sular gibi..kesme kismetimi , silme alin yazimi..

kulun kurbanin olayim.. cekme dedim kolumdan.etme dedim yolumdan.sende kalsin comertligin hasi.sende kalsin yigitligin hasi.. kadinligin hasi.

ko gideyim be analarin anasi..ko gideyim be..ko gideyim gayri..

bilirim elbet atilmayi aslanin ustune.bilirim elbet almayi ekmegi agzindan..mangal gibi yurek gerekse buna , bukulmez bilek gerekse buna.. iste yurek, iste bilek..er meydanina er gerek..alin terine kan gerek.kor ates gerek be anam kor ates gerek..

dur durak bilmeden calisip kazanmak boynumun borcu ola..haram yemeden yorulmak alnimin aki ola..ak sutun gibi bahtim da alnim da acik ola, pak ola..

gonlum kanat vurur uzak daglar arkasina.. gokyuzunun dolar icime maviligi.. kar duser simsicak goynume yuce doruklardan..basimda eser bir kara yel ki sorma ..

ko gideyim be anam karanlik cokunce.. ko gideyim el ayak cekilince.. ko gideyim..

gozlerindeki nehirler durgun akinca , yuregindeki firtinalar sakin esince..

kara gecelerde agitlar soyleme bana kulun kurbanin olayim.bitmez , tukenmez yagmurlar gonderme bana.. ko gideyim anam , ko gideyim hayir dualarin altinda dedim. ana yuregi bu kemal. ana yuregi bu ismet abi.. vay ! garibim. vay ! bahtsizim.. nasil da agladi oyle siyim siyim.. nasil da bakti oyle kurbanlik kuzular gibi. nasil da meledi nasil da ;

“ osmanim, gozbebegim , yagiz pehlivanim..dustu nah suracigima kan gulunun tohumlari.dustu atesten bir cemre gonul bagima..yakar , kavurur be oglum..

ben ne taslar basarim bu nasir tutmus bagira amma , bu bir baska agir gelir be oglum. dayanamam , kaldiramam , katlanamam , cekemem..

ben ne turkuler soylerim ruzgarlara seher vakti..ne dertler anlatirim , ne sirlar veririm kuytu yerlere.osmanim duy beni..kolay is degil gurbet adami olmak.kolay is degil kahir cekmek gurbet ellerde..kolay is degil ufuklari seyretmek , yollari gozlemek gurbet aksamlarinda..

nice kocyigitler yuttu bu karayilan gibi yollar..nice koc yigitler dal gibi serildi yerlere kimsesiz otel odalarinda..isterem ki , kok salasin oglum.. isterem ki coluk cocuga karisasin..isterem ki gozler gormedik , kulaklar isitmedik orgulu sacli bir kizin kinali parmaklari oksaya saclarini..

ne diyem osmanim , oglum..bahtin acik , yolun kisa ola..sana ak sutum hele ola..olumludur bu yalan ki ne yalan dunya..sanki cagirir beni kara toprak..sanki el verir , dil verir konusur benimle..bir solgun gul gibi beklerim ruzgari..

osmanim. kurban olayim kara kasina , kara gozune..

demem o ki yavrum , allaha emanet ol , dus yola “ dedi anam ve kalkti ruzgara karsi bir guzel agladi , aglatti.. sonrasi bir baktim ki gurbet ellerde aslanlarla , cakallarla bogusuyorum. “

- arkadaslar tam yirminci kattayiz. bitti bu is cok sukur.

- bizde bittik

- sira sende ismet abi. zaten geldik sayilir

ismet abi yasca en buyukleri.. bir ara elini cebine atti. sonra o esmer yuzu sapsari kesildi ve dudaklarinda aci bir gulumsemeyle konustu ;

- arkadaslar benim hikayem hepinizinkinden cok acikli.

- olsun farketmez..ana yuregi degil mi ? farki mi var sanki birbirinden

- ama cok uzuleceksiniz. soylemedi demeyin bana .

ismet abi durdu. digerleri de onunla birlikte durdular. bu arada soluklandilar.ismet abi arkadaslarinin yuzlerine tek tek bakti ve uzgun bir sekilde konustu ;

“ yelegimi cay ocaginda unuttum “

VN:F [1.9.22_1171]
Rating: 0.0/10 (0 oy cast)
..

“En Acikli Hikaye” için 1 Yorum

  1. nurullah diyor ki:

    her zaman gülderin yazıları mı? okuyacakmıyız

    VA:F [1.9.22_1171]
    Rating: 0.0/5 (0 oy cast)

Yorum yapın

  • Son Yorumlananlar

  • En çok yorumlananlar

  • Rastgele Hikayeler

  • Gelecek Hikayeler

    • Arşivden Hikaye Okuyun


    • (Hikayeler Hikaye Portalı | Hikayelerinizi Paylaşın En güzel, en sıcak hikayeler burada...)